Akbük Otelleri

Akbük otelleri, doğal görüntüsüyle gelen misafirlerini büyülemektedir...

Akbük Otelleri

Akbük, Aydın iline bağlı bir ilçedir. Akbük Belediyesi 1991 yılında kurulmuş olan turistik beldelerimiz arasındadır. Didim'in merkezine 23 km. uzaklıkta olan Akbük, Aydın il merkezine 100  km mesafededir.

Akbük beldesi Aydın iline her ne kadar bağlı bir ilçe olsada, Dünya'ya Aydın'dan önce adını duyurmuştur.Akbük Koyuna hakim bir şekilde konumlandırılmış olan belde 11 km'lik geniş bir sahil şeridine sahiptir. Sahil kesimlerinde sıkça görülen balıkçılık bu beldemizde de bir hayli fazladır.Bölge halkı genelde geçimini balıkçılıkla sağlamaktadır.

Beldeye gelen yerli ve yabancı turistler yaz günlerinde bir hayli fazladır.Akbükde 1 adet mavi bayraklı plajı bulunmaktadır. Didim merkeze göre Akbük beldesi daha tepelik bir konumdadır. Bu nedenle orman alanı ve yeşilliği bol ,ege bölgesinin güzelliklerini en iyi şekilde yansıtan bir atmosfere sahiptir. Doğal liman olma özelliğine sahip olan beldemiz ,gezmeye gelenlerin ilgi odağı olmaktadır.

Akbük beldesinde Sahte Cennet (Mandalya Koyu) dışında, Kazıklı, Bozbük gibi yan koyları da yer almaktadır.Sahte Cennet koyu mavi bayrak alan ve adındanda anlaşılacağı gibi bölgeye gelen turistlere cennet havası sunmaktadır.

Akbük Otelleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

GEZİLECEK YERLER

Ahmet Şemsi Paşa Camii
Ahmet Şemsi Paşa Camii

Aydın Akbük ilçesine geldiğinizde amacınız ne olursa olsun gezmek için çok önemli bir mimari açıya sahip olan Ahmet Şemsi Paşa Camii mutlaka görmeniz gereken yerler arasında bulunmaktadır. Ahmet Şemsi Paşa Camii Aydın Halkı arasında söylenen ismiyle Kırmızı Minare Camii olarak da söylenmektedir.

Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte bazı yazıtlarda bu tarihin 1659 yılı olarak bilindiği bahsedilmektedir Yapan kişinde İsmini verdiği Ahmet Şemsi Paşadır. Cami tek bir minareye sahip olup ayrıca bir tane de kubbeye sahiptir. Minare yapımında kırmızı tuğlalar kullanıldığı için Minare kırmızı renge bürünmüştür bu sebepten ötürüde halk arasında Kırmızı Minare Camii olarak bilinmektedir. Konumu ve yeri itibariyle ulaşımı oldukça rahat ve kolaydır.

Kısa bir süre görevine son verilen Şemsi Ahmet Paşa kendi yanında kalanların ricaları üzerine o zamanın sadrazamı olan Sokullu Mehmet Paşa tarafından eski rütbesi olan Kubbealtı vezirliğine tekrar geri getirilmiştir. Sokullu Mehmet Paşa 11 Ekim 1579 yılında bir suikasta uğrayan Mehmet Paşa hayatını kaybettikten sonra yerine Şemsi Ahmet Paşa sadrazam olmuştur. Ahmet Şemsi Paşa Sadrazamlık görevinde 6 aydan biraz fazla kalmıştır.

Akbük Koyu

Akbük körfezi balıkçılık için adeta bir cennet olarak bilinmektedir. Balığı bol ve çeşitlidir. Hafta sonu oltasını alıp balığa gidenler içinde oldukça uygun alanlar içermektedir.

Akbük İlçesinin nüfusu oldukça sakin geçmektedir. Ancak yaz dönemi kış aylarına göre oldukça hareketli geçtiği gözle görülmektedir. Yaz aylarında nüfus katlanarak artış göstermektedir. Akbük Beldesi toplam 3 mahalleden oluşmaktadır.

Akbük beldesinde 1920 li yıllarda oluşan Rum göçleri sebebiyle oldukça düşüş göstermiştir. Daha sonraları yani 1990 lı yıllardan sonra turizm gelişmesiyle eski canlılığına tekrar ulaşmıştır. Rumlardan günümüze kadar ulaşan Rum Kilisesi hala sağlam olup, her yıl yüzlerce turist tarafından ziyaret edilmiştir.

Zaten Akbük Beldesinde başka da günümüze kadar bozulmadan ulaşmış bir tarihi eser bulunmamaktadır. Akbük Beldesi ile kazıklı arasında bazı rivayetten bahseden kaynaklar asil Akbük ün burada kurulu olduğundan da bahsederler. Kaleden günümüz zamanına kadar gelmiş tek yazıt batı cephe duvarları üzerinde yer almaktadır.

Akbük Koyu
Akbük Rum Kilisesi
Akbük Rum Kilisesi

Akbük Tarihi Rum Kilisesi günümüze kadar sağlam bir şekilde ulaşmış olup Akbük Belediyesi tarafından bakım ve onarım yapılmış ve 2007 yılından itibaren Kültür Merkezi ve Kütüphane olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Kilise Osmanlı Döneminde 1870 li yıllarda inşa edilmiştir. Akbük Merkezinde bulunur ve iskelenin hemen kenarında inşa edilmiştir. 1970 lerde ilkokul olarak kullanılmış olan bu kilise iki giriş kapısına sahip olup taş işçiliğin güzel bir örneğini bu kilisede görebilmektesiniz.

Roma nın Hıristiyanlığı baskı altında tuttuğu dönemlerde bu yer gizli bir tapınma bölgesi olarak kullanılmakla birlikte her zaman özenle korunarak günümüze kadar bozulmadan getirilmiştir. Bu taş yapının daha önce o bölgede yaşamış bilge insanların rivayetlerine göre bir dönem çamaşırhane ve çeşitli amaçlar için kullanıldığı söylenmektedir.

Rumlar zamanından kalma su kanalları ile zamanın en görkemli mimarisini çizmiş olan Sarnıç zamanında Akbük ün en görkemli içme suyu kaynağı olarak kullanılmaktaymış. Zaman insanları ne kadar zorlamış olduysa da, değişim ne kadar şiddet dolu geçmiş olsa da Akbük beldesinde değişmeyen tarihi tekrar yaşayıp çevrenizdekilere sıkça bahsedebilirsiniz.

Akbüke

Didim Akbük İlçesinde ilk yerleşiminin varlığı yaklaşık antik dönemlere kadar dayanmaktadır. Akbük yöresinde ilk yerleşimin izleri, Kalkolitik Çağa Milat öncesi dört binli yıllarına kadar uzanmaktadır.

Arkeolojik kazılarda bazı özellikle bazı bulgulara rastlanılmıştır. Bu kazı sonuçlarında Saplı Ada ve Kömürlü ada arasında Tunç Çağa ait yani M.Ö. 3000 yıllarına ait tarihi eserler bulunmuştur. Akbük Batı Anadolu nun tarih çağları öncesine ait buluntu vermesi açısından oldukça önemlidir. Arkaik dönemde yani M.Ö. 6. Yüzyılda Akbük yöresinde Teıckıoussa kentinin büyük bir kent olduğu varsayılmaktadır. Bu kentin antik bölgelerden, Milet kentinin 25 km kadar güneydoğusunda İyonya Bölgesinin güneyinde yer almaktaydı.

Bu kent Atikte, Delos Birliği listelerinde Milete bağlı olarak görülür. Saplı Ada da 6. yüzyıla ait Hippedamos planlı yerleşim sonraları yağmalanmıştır. Yerleşim etrafındaki surlar dalgalar tarafından yerle bir edilmiştir. Antik Çağda önemli bir yer tutan Akbük Beldesinde birden fazla tarihi eser ve birde Rum Kilisesi yer almaktadır.

Akbüke
Alabanda Antik Kenti
Alabanda Antik Kenti

Karya kentlerinden birisi olma özelliği taşıyan Alabanda Antik Kenti Aydın Akbük ilçesine bağlı olmakla birlikte Doğanyurt köyü içerisinde yer almaktadır.

Karyalılar tarafından kullanılmış olan lisan günümüzde hala çözülmemiş olmasına rağmen Alabanda isim anlamı At yarışı veyahut At Zaferi anlamına geldiği sanılmaktadır. Bu varsayım Alabanda Halkı lüks içinde yaşamış ve çok zengin oldukları da bu geçen tarihi kaynaklar içerisinde ayrıca bahsedilmektedir.
Akbük Kentte bulunan Antik kalıntıların çoğu Hellenistik zamanından günümüze kadar geldiği bilinmektedir. Tarihi Roma Hamamı, Agora, Antik Tiyatro, Apollon Tapınağı ve kent surları Alabanda kalıntıları arasında önemli yerleri arasında yer almaktadır.

Alabanda Antik Kenti sanatsal faliyetler yönünden bulunduğu yörede ayrıcalıklı kentler arasında yerini almaktadır. Alabanda Kentinde ilk madeni para üretimi Kentin ismi değişmeden önce Milat Öncesi 3. Yy başlarında başlanılmıştır. Bu yapılan madeni paraların üzerinde genellikle Pegasus yani uçan at figürleri yer almaktadır. Ayrıca Alabanda kenti belli bir dönemde altın para basma yetkisine sahip tek kent olduğu bilinmektedir.

Arpaz Beyler Konağı

Osmanlı İmparatorluğunun siyasi üstünlük olarak zayıfladığı dönemlerde Aydın Akbük çevrelerinde galibiyetini belli etmiş ve hakimiyetini perçinlemiş iki aileden birisi olan Arpaz Ailesinin yaşamış olduğu Arpaz Beyler Konağı Akbük tarihi yapılar arasında yer almaktadır.

Arpaz Beyler Konağı, konum itibariyle Akbük Esenköy sınırları içerisinde yer almaktadır. Konağın sahip olduğu tarihi işçilik ve tavanlarda yer almış olan döner daire motifleri ziyaretçilerin tüm dikkatlerini üzerine çekmektedir. Arpaz Beyler Konağın tüm odaları fırın, hamam ve erzak depolarından oluşmaktadır ayrıca çevresindeki yerlerde gelen ziyaretçiler için önemli bir tarihi yer olmuştur.

Osmanlı mimarisi içine işlemiş olan Arpaz Beyler Konağı Arkasına koca dağı almış. Konak iç içe geçmiş Ahşap yapısı ve çivit ile boyanmış duvarları gelen misafirlerin ilk dikkatini çekme özelliğine sahiptir. Ayrıca Konak önünde yer alan göğe kadar yükselmişe sahip olan bir konak, dağa sırtını dayamış. Konağın çivit boyalı duvarları ile ahşabın içiçe geçmişliği hemen göze çarpan ayrıntı oluyor. Konağın hemen önünde göğe doğru uzanmış taş yapısı ve şatomsu yapısı tüm güzellikleri göz önüne seriyor.

Arpaz Beyler Konağı
Saplı Ada
Saplı Ada

Aydın Didim Akbükün en güzel simgelerinden biri olan Saplı Ada, tepeden bakıldığında harika bir manzarayı gözler önüne sermektedir. Aydın Didim AKbükünde bulunan Ada, SİT alanı olarak koruma altına alınmıştır. Saplı Ada, M.Ö. 1500li yıllarda Ege Denizinde meydana gelen büyük bir volkan patlaması sonucu etrafa saçılan küllerin birikimi ile oluşmuştur. 

Aydın Didim Saplı Ada, Akbük Koyunun yaklaşık 100 metre açıklarında yer almakta olup, Adaya yürüyerek ulaşılmaktadır. Anlatılan bir rivayete göre Adadan 10 çakıl taşı toplayanın ömrü 10 yıl uzuyormuş.

Diğer taraftan Aydın Didim hızlı gelişimi ile bugün önemli bir turistik potansiyelin var olduğu Akbük Avrupalı turistlerin gözde merkezlerinden birisi olmuştur. Tarihi eserler açısından ise Aydın Akbük te en büyük önemi Rum İmparatorluklarından kalma kilise hiç bozulmamış olup; kilise her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği uğrak mekanların başında gelmektedir. Zaten günümüz de günışığına çıkarılmış tarihi eser pek fazla bulunmamaktadır. Aydın Didim Akbük ile kazıklı arasında bulunan ve tarihten bahseden kaynaklar asıl Aydın Didim Akbük ilk burada kurulu olduğundan da rivayet ederler. Ayrıca Doğal güzellikler alanı olan Aydın Didim Yeşil alanların çokluğu ile dikkat çekmekte olup yaklaşık 11 kilometrelik bir sahil şeridinde kurulu olan ve her türlü deniz sporunun yapılması içinde elverişli bir alana sahiptir.


Alangüllü Termal

Ülkemizin en önemli ve en popüler turizm şehirlerinden biri olarak bilinen Şehir Aydındır. Aydın Akbük ilçesi yakınında yer alan ve Ayrıca turistlik geziler dışında şifa bulmak yani sağlık için gelen misafirlerin de tercih ettiği yerler arasında yer almaktadır. Sağlık için gelen turistler ise genellikle Alangüllü termal kaplıcalarını tercih etmektedir.  Bu kaplıcalar içerisinde yer alan tesisler genellikle her rahatsızlık için bir tedavi süreci yer almaktadır.
 
2000 li yıllardan bu zamana kadar termal özellikli bir bölge olarak ilan edilmiş olan Alangüllü tesisleri içerisinde aynı zamanda fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezide bulunmaktadır. Şifa olduğu hastalıklar ile şu şekildedir; Nörolojik hastalıklar, Romatizmalı Hastalıklara tedavi merkezi olarak kurulan Alangüllü termal tesisleri gelen misafirlere farklı imkanlarda sunmaktadır. Konum itibariyle Aydın il merkezine yakın bir yerde Akbük çevresinde bulunmaktadır.

Ayrıca Doğayla iç içe yer alan tesisler Çam ağaçları altına konuşlandırılmıştır. Bol oksijenli havası ve cıvıl cıvıl kuş sesleriyle gelen misafirlere sağlıklı günler sunmaktadır. Türkiye de en önemli Termal Tesislerinde siz değerli misafirlere hoşça ve sağlıklı günler sunmaktadır.

Alangüllü Termal