Antalya Merkez Otelleri

Bünyesinde barındırdığı nefes kesen Antalya Merlez Otelleri ile turistlerin ilk tercihi...

Antalya Merkez Otelleri

Antalya birbirinden güzel, nefes kesen tatil beldeleriyle dikkatleri üzerine çekmeyi başarabilmiş nacizane bir yerdir. Antalya Merkez de bu yerleşkelerden biridir.

Kent adını kurucusu olan Bergama Kralı Atalia'dan almıştır. Bergama kralı bu kenti bulunduğu coğrafi konumundan dolayı bir liman kenti olarak kurmuştur. Daha sonra kent Ataleia olarak anılmıştır. Arap belgelerinde Antaliye, eski Türk kaynaklarında Adayla olarak geçen kent 20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren Antalya olarak kullanılmıştır.

Antalya merkezde sabahları denizin, kumun, güneşin tadını çıkarırken akşam serinliğinde ise tarihi doğal güzellikleri gezebilir ve gecenizi renklendirmek içinde bölgede yerini alan pek çok mekanda eğlencenin doruklarına ulaşabilirsiniz.

Antalya merkezde 630 km boyunca uzanan dante gibi işlenmiş koyların, kumsalların ve tertemiz suyun tadına doyamayacaksınız. İster serin deniz sularında yüzmenin keyfini yaşarsınız isterseniz koylarında ve kanyonlarında su sporlarının salgılattığı adrenalini yaşarsınız.

Eğer ki amacınız tarihi bir yolculuğa çıkmaksa işte o zaman sıra Kaleiçi'ni gezmeye geldi demektir. Şirin görünümüyle göz kamaştıran Kaleiçi, eşsiz mimari özelliklere sahip yapıtlarından dolayı uluslar arası ödüllere sahiptir. Tarihe tanıklık etmiş ve hala bu görkemini sizlere sunmayı bekleyen kent sizleri sarhoş etmeye yetecektir. Denizi, kumu, güneşi ve yemyeşil ormanları, piknik yapmaya ve kamp kurmaya elverişli bölgeleriyle bütün isteklerinize cevap verecek olan Antalya da unutulmaz bir tatil geçireceksiniz.

Antalya Merkez Otelleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

GEZİLECEK YERLER

Altınbeşik Düdeni
Altınbeşik Düdeni

Altınbeşik Düdeni, doğal güzelliğiyle Antalya'nın İbradı ilçesinin Ürünlü köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Dünyanın en ilginç ve etkileyici mağaralarından biri olan Altınbeşik Düdenini fotoğraf karelerinizde ölümsüzleştirmek istemez misiniz? Yer altı dünyasında yeni şeyler keşfetmeyi sevenler, mağarada dev boyutlarda bulunan sarkıt ve dikitler eşsiz bir görsel şov sunmaktadır. Toros Dağları sınırlarında bulunan Altınbeşik Düdeni tırmanmayı tutku haline getirenlerin yeni rotası olacaktır. Yapısı itibariyle karteli olan bu dağlık yerdeki çatlaklardan sular içeriye sızmış ve oluşan kimyasal reaksiyonlarla yer yer erimeler meydana gelmiştir. Böylece yer altında oluşan boşluklar zamanla suyun aşındırıcı ve sürükleyici etkisiyle mağara halini almıştır. Burada biriken su da yer altı göllerini meydana getirmiştir. Milyonlarca yıllık bir sürecin ürünü olan mağarayı gezmeden önce köyden yanınıza rehber almanızı ve doğal çevreye uygun giyinmenizi tavsiye ederim. Altınbeşik düdeninde sonra Göksu Nehrine, Minicitye ya da sizlere tarihi yaşatacak olan Aspendos Antik Kentine gitmenizi tavsiye ederiz.

Antalya Atatürk Evi Müzesi

Ulu Önder Atatürk ün anılarını yaşatmak için yeniden dekore edilmiş Antalya Atatürk Evi Müzesi görülmeye değer önemli tarihi yerlerden biridir. Gördüğünüzde büyüleneceğiniz ve tarihe adını altın harflerle kazıtmış olan ulu atanın bizler için önemini biraz daha kavrayacaksınız.

Anıtkabir Komutanlığından getirilen Atatürk ün şahsi eşyaları müzenin en önemli bölümünü teşkil etmektedir.1986 yılında ziyarete açılan müzenin alt katında; Atatürk ve Antalya isimli Atatürk ün Antalya yı ziyaretlerini içeren belgeselin izlenebileceği Barkovizyon odası, büro ile girişteki holde yemek odası, Atatürk ün Antalya ya gelişleri ile ilgili gazete kupürleri ve resimlerin yer aldığı resim sergisi yer almaktadır.

Üst katta ise; iki adet çalışma odası, yatak odası, ile Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşundan günümüze kadar basılan madeni ve kağıt paralar ile pullar ve hatıra paraların sergilendiği ayrı bir bölüm bulunmaktadır. Unutulmaz bir tatil için Antalya mükemmel bir tercihtir. Hem tarihi dokusu hem doğal güzelliği hem de eğlence mekanları ve plajlarıyla sizleri etkisi altına alacaktır.

Antalya Atatürk Evi Müzesi
Antalya Hayvanat Bahçesi
Antalya Hayvanat Bahçesi

Antalya'da bulunan ve yeni şeyler öğrenmeyi hedefleyenlerin sıradaki durağı Antalya Hayvanat Bahçesi'dir. Doğa alemine bir yolculuk yaparken bir yandan da çocuklarınızın ufkunu genişletecek ve harika bir zaman geçireceksiniz.

1989 yılının Haziran ayında çalışmalara başlanan yapı 400 dönüm arazi üzerine konumlandırılmıştır. Kapladığı alan açısından ülkemizin en büyük hayvanat bahçesi olmasa da en iyisi olma statüsündedir. Geyik, zebra, midilli, kanguru, karaca, kaplan, aslan, puma barınakları, kuş evi ve sürüngen evi bulunan Antalya Hayvanat Bahçesi bugün 100 türde 856 hayvanı bünyesinde barındırmaktadır.

İçerisinde miniklerin eğlenceli dakikalar geçirebilmesi için çocuk oyun parkı ve yetişkinlerin hoş anlar yaşayabilmeleri için piknik alanları yer almaktadır. Bir yanda yeni şeyler keşfederken bir diğer yandan sevdiklerinizle unutulmaz anılar yaşayacağınız doğa harikası bir yer. Antalya Hayvanat Bahçesinde sonra fotoğraf karelerinize bir yenisini eklemek için Kent Ormanına uğramayı unutmayın! Ayrıca tarihi bir yolculuk yapmak için Aspendos Antik Kentine de uğraya bilirsiniz. Antalya bütün güzellikleri kuşanmış sizlere daha önce yaşamadığınız anları yaşatmak için ve şimdi siz değerli konuklarını beklemektedir.

Antalya İskele Camii

Antalya'da bulunan ve tarihi zenginliklerle dolu bir o kardar da muazzam mimarisiyle görülmeye değer bir yer de Antalya İskele Camii'dir. Doğayla tarihin birleştiği şehirde antik kentler, camiler, kiliseler, şelaleler, kaleler de gezi listenizde yerini mutlaka almalıdır.

12. ve 13. yüzyıla kadar tekabül ettiği düşünülen caminin tam olarak ne zaman inşa edildiği bilinmemekle birlikte tipik bir Selçuklu Kümbeti özelliği taşımaktadır. Kentin simgelerinden biri olan camii surların altında bulunmaktadır. Güneybatı kısmında bir yazıtı bulunan cami küçük taş sütunlarla inşa edilmiştir.

Pramidal çatıya sahip olan cami, ayaklı kemerler vasıtasıyla su kaynağının üzerine yapılmıştır. Kuzeydoğu kısmı merdivenli olan caminin altı ayağı bulunmaktadır. Yat limanından görülen minaresi yapılan onarım çalışmalarıyla günümüzde de tarihi büyüsünü korumaktadır. Antalya'nın Selçuk Mahallesi'nde bulunan camiyi ziyaretiniz sırasında rahatlıkla konaklayabilir ve farklı aktivitelerle akşamınızı renklendirebilirsiniz. Bir diğer gün gezinize kaldığınız yerden devam ederken Kesik Minare Camisi'ni ve çocuklarınız için Antalya Oyuncak Müzesi'ni sakın unutmayın. Sıcaktan bunalınca da Konyaaltı Plajı'na uğramanızı taviye ederiz. Antalya da aktiviteler yapmakla bitmez, gezi planınızı özenle yapmalısınız.

Antalya İskele Camii
Antalya Müzesi
Antalya Müzesi

Antalya'da bulunan muazzam bir amaca hizmet etmek için kurulan Antalya Müzesi, Antalya'nın Konyaaltı Mevkii'nde yer almaktadır. Müzede yer alan eserler gelenleri etkisi altına alarak geçmişe doğru eşsiz bir yolculuğa çıkarmaktadır.

İşgalcilerin I. Dünya Savaşından sonra yağmaladıkları eserleri korumak amaçlı 1922 yılında Süleyman Fikri Erten tarafından kurulmuştur. Bayraktar Baba Türbesi'nde toplanan değerli parçalar ilk olarak Alaaddin Camii'nde daha sonra da Yivli Minare Camii'nde sergilenmiştir.

Antalya'daki ve ülkemizin en zengin müzeleri arasında yer alan Antalya Müzesi 1972 yılından itibaren bugün ki binasında hizmet vermektedir. 25 binden fazla eser müzede sergilenmeden korunmaktayken, 5 bine yakın eser ise konuklarına muhteşem bir görsel şölen sergilemektedir.

Bugün modern bir anlayışla tasarlanmış olan müzede on dört sergi salonu, heykel ve birçok eserin sergilendiği açık hava galerisi bulunmaktadır. Kesinlikle ziyaret etmek isteyeceğiniz yerlerden biri olan Antalya Müzesi, Anadolu Toprakları'na ait birçok eseri bünyesinde muhafaza etmektedir. Müzenin başlıca koleksiyonları arasında gümüş, altın, fildişi, bronz eserler yer alırken Artemis, Zeus, Apollon, Aphrodite, Hermes, Nemesia, Athena, Dioskur, Tykhe, Hygieia gibi mitolojik tanrıların heykelleri de müzedeki yerini almaktadır.

Antalya Oyuncak Müzesi

Antalya'da bulunan miniklerin yüzlerini güldürürken onların farklı diyarlara yolculuk etmesini sağlayacak bir harikalar dünyasıdır Antalya Oyuncak Müzesi. Çocuklarınız günün keyfini çıkarırken sizlerde eski anılarınızı tazelemiş olacaksınız.

Önemli kültür projeleri arasında yer alan Antalya Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2011 yılında hayata geçirildi. Girişte sizi karşılayacak olan Nasrettin Hoca ve eşeğinin ardından bal kabağı arabasıyla Kül Kedisi çoktan sizlerin geçmişe yolculuk etmenizi sağlamış olacaktır. Unutulmaz çizgi film karakterlerinden Keloğlan, Micky Mouse, Şirinler, Temel Reis, Daltonlar, Red Kit oluşturduğu mükemmel ahenkle sizlere unutulmaz anlar yaşatacaklardır.

Kolayca ulaşabileceğiniz Kaleiçi'nde yer alan müze Türkiye'nin üçüncü oyuncak müzesi konumundadır. Yerli ve yabancı üretimden 3.000 adet oyuncak müzede yerini almıştır. Müzenin kuruluşuna öncülük eden ünlü yazar ve şair Sunay Akın olmuştur. Miniklere verilebilecek en güzel armağan olan Antalya Oyuncak Müzesini kesinlikle Antalya günlerinize dahil etmelisiniz. Farklı bir diyara yolculuk etmek içinde Suna İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi'ni ziyaret etmelisiniz.

Antalya Oyuncak Müzesi
Ariassos
Ariassos

Antalya'da yer alan Pisidya Kentleri arasında yerini alan Ariassos görkemli giriş kapısıyla gezinizin ilk anından itibaren sizleri etkisi altına almayı başaracaktır. Roma döneminde yapılan bu anıt üç kemerli olduğu için yöre halkınca Üç kapı olarak anılmaktadır. Taş kaideler üzerinde yükselen kemerleriyle turistlerin ilgi odağıdır.

Tarihi M.Ö 188-189 yıllarına dayanan kentin adı Strabonda, Aarassos olarak geçmektedir. Bölgede bulunan en eski para M.Ö 1. yüzyıla tekabül etmektedir ve paranın bir yüzünde kambur bir boğa tasvir edilirken bir diğer yüzünde Tanrı Zeusun tasviri görülmektedir. Lara ve Antalya'ya olan yakınlığı ve sihirli tarihi dokusuyla görenlerin hayranlığını kazanmaktadır. Gün yüzüne çıkarılan birçok yapıt Roma ve Bizans kalıntılarıdır. Bünyesinde oldukça fazla nekropolis barındıran Ariassosun kalıntılarının dörtte üçü hala eski görkemini korumaktadır.

Tatilini tarihi güzelliklerle renklendirmek isteyenler kesinlikle Ariassosu ziyaret etmelilerdir. Kaybolmayan tarihte yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Keşif listenize Side Antik Kenti ile Etenna Antik Kenti'ni de ekleyebilirsiniz. Antalya - Burdur otoyolunun 48. kilometresinden sola döndükten sonra tarihi şölen yaşamanıza sadece 1 km kalmış demektir.

Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı

Antalya'da bulunan denizi ve güneşinin yanı sıra tarihi doğal güzellikleriyle de turistlerin ilgi odağı olan Antalya ilinin Elmalı ilçesinde yer almaktadır Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı. Keşfedilmemiş güzelliklerle dolu bu muazzam güzelliği keşfetmeye ne dersiniz?

Bol miktarda huzur ve dinginlik isteyenler, Antalya'da geçireceğiniz tatilinize Çığlıkara'yı kesinlikle dahil edeceksiniz. İlk baharın göz kırpmasıyla rengarenk çiçeklerle bezenmekte olan Çığlıkara'ya kuşların cıvıltısı da eklenince kendinizi masal diyarında hissedeceksiniz. Dikkat çekici özellilerinden biri de ilk kez rastlanmış fauna türlerini de bünyesinde barındırmaktadır. 400'e yakın bitki çeşidini barındıran Çığlıkara, Elmalı - Kaş - Finike arasında doğal güzelliğini sergilemektedir. Tarih boyunca ormanlarıyla ilgi merkezi olan Antalya bütün güzellikleriyle görülmeye değer yerlere sahiptir. 2,36 metrelik eni ve 28 metrelik boyuyla Çığlıkara'nın en eski üyelerinden biri olan Baba Sedir görkemli ihtişamıyla siz değerli misafirlerini beklemektedir.

Tahmini yaşı bin olarak düşünülen Baba Sedir, ormanın en kademeli sakini değil. Ormanın en görmüş geçirmişi olan Koca Katran adıyla anılan sedir ağacı tam iki bin yaşında, 25 metre boyunda ve 2,82 metre enindedir. Her seferinde farklı bir haz alacağınız Çığlıkara siz değerli konuklarıyla süslenmeye hazır. Ruhunuzu ve bedeninizi dinlendirmenin tam adresi Çığlıkara.

Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı
Güver Uçurumu
Güver Uçurumu

Yeni yerleri keşfetmeye bayılırım diyen özgüveni yüksek dağ sporcuları keşfedilmemiş Güver Uçurumu'nun tüm güzelliklerini yaşamaya ne dersiniz? İnsanlar büyüleyici manzarasını seyrederken sizlerde kanyonun aşağısına inerek farklı diyarlara yolculuk edebilirsiniz. Antalya'ya 8-9km mesafede yer alan Güver Kanyonu, Güver Uçurumu olarak anılır. Antalya Korkuteli yolu üzerinde Düzlerçamı bölgesinde bulunan kanyon bir bilyon yıllık bir tarihe dayanmakta ve 115m derinliğindedir. Karstik şekillerden biri olan kireç taşı mağaraları üzerinizde sihirli bir etki yaratacak. Konyaaltı'ndan Boğa Çayı olarak denize dökülen kanyonun görkemli manzarası henüz tam olarak bilinmemektedir. Bilinmeyeni bulmak isteyenler bu doğa güzellikleriyle bezenmiş kanyonu kesinlikle ziyaret etmelilerdir. Ayrı bir dünya olan Side Antik Kenti ile Ariassos Antik Kenti'ne uğramadan gitmeyin. Etkileyici görüntüleri karşısında heyecanlanmamanız mümkün değil. Antalya kendine has büyüleyici görünümü ve her türden güzelliklerle bezenmiş halini görmek sizleri mutlu edecektir. Tatil gezinizde her renk olsun istiyorsanız gezi listenizi önceden hazırlamalısınız.

Karain Mağarası

Yağca köyü sınırları içerisinde yer alan Karain Mağarası, önünde bulunan traverten ovasından 150m, denizden ise 430 ,450m yükseklikte ve Antalya'ya 27 km mesafede yer almaktadır.

1946 yılından beri yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda bulunan değerli kalıntılar, bugün Antalya Müzesi'nde ve Karain Müzesi'nde sergilenmektedir. Türkiye'nin en büyük gölleri arasında yer alan mağarada bugün hala çalışmalara devam edilmekte ve Dünya Miras Listesi'ne önerilmektedir.

Bir kültür ambiyansı içinde Paleolitikten başlayarak Orta ve Üst Yontmataş evreleri, Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç gibi Protohistorik Çağlarda ve Klasik Çağda insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskan edildiği taşıdığı izlerden de anlaşılmaktadır. Dış duvarları üzerinde Grekçe kitabe ve nişler bulunan Karain Mağarası Klasik dönemde Adak Mağara (tapınak) olarak kullanılmıştır.

İnsanların hayranlık duyduğu bu kültür mozaiğini ziyaret etmeye ne dersiniz? Seyahat severlerin kesinlikle görmesi gereken doğa harikası yerlerden biri olan Karain Mağarası aynı zaman da Türkiye nin en büyük doğal mağaraları arasında yer almaktadır.

Karain Mağarası
Kurşunlu Şelalesi
Kurşunlu Şelalesi

Akdeniz'in vazgeçilmez tatil yerlerinde biri olan Antalya'da denizin tadını çıkarmanın yanı sıra tarihi doğal güzelliklerin de tadına varmaya ne dersiniz? 1991 yılında tabiat parkı olarak ilan edilen Kurşunlu Şelalesi adeta doğanın naçizane bir parçası.

Antalya'da bulunan bu şelalede; doğanın içerisinde yapacağınız yürüyüşlerinize kekiklerin, böğürtlenlerin, nanelerin, zakkumların etrafa yaydığı o müthiş koku eşlik edecek size. Aldığınız her nefeste içiniz açılacak huzurun doruklarına ulaşacaksınız. Berrak akan suyun sesi kulağınızı dinlendirirken o masmavi rengiyle gözlerinizin de rahatlamasını sağlayacak.

Lara'ya olan yakınlığı ile iki kilometrelik bir kanyonun içerisinde yer alan Kurşunlu Şelalesi, 1986 yılında park haline dönüştürülerek konuklarının farklı anlar yaşamasına da tanıklık etmektedir. Isparta yolunun 24. kilometresi içerisinde bulunan şelale nisan ayından sonra sessizce uyanan doğanın manzarasıyla daha da güzel bir hale bürünmektedir. Yerli ve yabancı turistlerin ilgi odaklarından biri olan Kurşunlu Şelalesi de Düden ve Manavgat Şelaleleri gibi birçok Türk filminde muhteşem görüntüsünü sergilemiştir. Kendinizi dilden dile dolaşan bu doğa harikasını görmekten mahrum etmemelisiniz.

Murat Paşa Camii

1570 yılında inşa edilmiş olmasına rağmen Selçuklu kaligrafi sanatının izlerini taşımakta olan camii bugüne kadar koruna gelmiş önemli mimari eserlerden biridir. Sadrazam Kuyucu Murat Paşa tarafından yaptırıldığı sanılan Murat Paşa Camii son yıllardaki bilimsel çalışmalar sonucunda Karaman Beyi Murat Paşa tarafından yaptırıldığı verisine ulaşılmıştır. Zaman içerisinde yenilenen camii son olarak 1960 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.

Muhteşem bir taş işçiliğine sahip olan minberiyle büyüleyici bir etki yaratmaktadır. Caminin inşasında da kullanılan, aslında Türk - İslam eserlerinde görülen devşirme malzemeler dikkat çekicidir. On kenarlı kasnağın taşıdığı bir kubbe ile örtülü olan caminin ibadet mekanı kesme taştan yapılmış ve duvarları boydan boya kitabe frizi ve kalem işleri ile süslenmiştir. Merkezde yer alan Murat Paşa Camii, konaklama konusunda çeşitli imkanlara sahiptir. Merkezi konumuyla rahat ulaşmanızı sağlarken çevresindeki imkanlarla tarih ve tatil kokusu bir birine karışmış mükemmel bir vakit geçireceksiniz. Gezi günlerinize, Köprüçay'ı, Damlataş Mağarası'nı, Köprülü Kanyon'u, Kıbrıs Kanyonu'nu, Perge Antik Kenti'ni ve Xanthos Antik Kenti'ni eklemeyi unutmayın.

Murat Paşa Camii
Saklıkent Kayak Merkezi
Saklıkent Kayak Merkezi

Yaz aylarının vazgeçilmezi olan Antalya kış aylarında da yerini korumaktadır. Deniz, kum, güneş üçlüsünden sonra kış aylarınızı da renklendirecek olan kayak merkeziyle de turistlerin gözdesi olmayı başardı. Torosların zirvesinde 500 dağ eviyle hem profesyonellerin hem de yeni kayak yapacakların eğlence durağı Saklıkent Kayak Merkezi. Antalya il merkezine 45 km, Antalya havaalanına ise 65 km mesafede yer alan Saklıkent Kayak Merkezi'nde sezon aralık ayında açılıp nisan ayında kapatılmaktadır.

İki mevsimi bir arada yaşayan ender yerlerden biri de Antalya. Ekvatora en yakın kayak merkezi statüsüne sahip olan Saklıkent Kayak Merkezinde kar kalınlığı 100-230 cm arasındadır. Zirve ulaşıldığında ise kar kalınlığının 5 metreye kadar çıktığı görülür. Sezon aralığı 70-80 gün arasında değişen kayak merkezinde hava sıcaklığı nadiren -5 derecenin altına düşer. Genellikle her gün açık bir havaya sahiptir. Bir cennet parçası olan ülkemizde bulunan Erciyes Kayak Merkezi, Kartalkaya Kayak Merkezi, Kartepe Kayak Merkezi, Palandöken Kayak Merkezi'de tatilinize farklı bir renk katacaktır.

Teke Yarımadası

Antik Çağ'da, Likya Bölgesi olarak bilinen Teke Yarımadası şehrin en çok tercih edilen yerlerini bünyesinde barındırmaktadır. Fethiye Körfezi ile Antalya körfezi arasında uzanan yarımada görüntüsüyle insanları mest etmektedir. M.Ö 3000 yılından daha eski bir tarihe dayanan yarımada, Anadolu Selçuklu Dönemi'nde bölgeye yerleştirilen Teke Boyu'nun ismiyle adlandırılmıştır. Tarımın elverişli olduğu yarımada, geniş bir coğrafyaya sahiptir. Yumuşak iklimiyle birleşen tarihi kokusu bölgeyi daha da çekici hale getirmektedir. Yaz turizminde önemli bir yere sahip olan Teke Yarımadası Göller Yöresi olarak da nitelendirilir. Birçok koyu ve plajı bulunan Teke yarımadası göz alıcı görüntüsüyle siz değerli misafirlerini beklemektedir. Enfes bir tatil için istediğiniz bütün imkanlara sahiptir. Teke Yarımadası sınırları içerisinde istediğiniz tarzda bir konaklama yerini mutlaka bulacaksınız. Teke yarımadasından sonra Minicity ya da Alanya Müzesini ziyaret ederek tarihi kültürel bilgilerinizi genişletebilirsiniz. Ayrıca doğayla baş başa vakit geçirmek için Göksu Nehrini tercih edebilirsiniz. Antalya tatilinizde istediğiniz her tarzda eğlenceli vakitler bulabilirisiniz.

Teke Yarımadası
Termessos Antik Kenti
Termessos Antik Kenti

Doğal kokusuyla bedeninizi saracak olan Termessos Antik Kenti tarihi dokusuyla da geçmişe yolculuk yapmanızı sağlayacak. Temiz atmosferi ciğerlerinizi ferahlatırken sizlerde unutamayacağınız görsel bir şölen yaşayacaksınız. Gezi listenize mutlaka eklemeniz gereken Termessos, Güllük Dağı'nın tepesinde bulunmaktadır. İnsanlarına Solym'ler denilen Termessos, çevresinde bulunan antik kentler arasında en ilgi çekici ve en iyi korunuş olanıdır. 1050m yüksekliğinde olan Termessos'un bilinen en eski tarihi İ.Ö 333 yılında Büyük İskender'in bölgeyi kuşatmasıyla başlar. İsminde bulunan çift 's' şehrin Anadolu insanları tarafından oluşturulduğuna dair dilbilimsel bir kanıttır. Termessos, Antalya'nın 30 km kuzeybatısında yer almakta ve Antalya Burdur yolunun 11. kilometresinden Korkuteli'ne dönüldükten sonra geriye sadece 9 km kaldı demektir. Engebeli bir araziye sahip olmasına rağmen görkemli doğal güzelliğiyle konukları büyülemekte ve enerji sarf ettiğiniz yolu gezmekten asla pişman olmayacaksınız.Huzuru bolca tadacağınız Termessos'dan sonra Çığlıkara, Dim Çayı ve Kıbrıs Kanyonu'nu da keşifleriniz arasına almayı asla ihmal etmemelisiniz.

Uçarsu Şelalesi

Yeşil Göl'ün 250 metre güneybatısında görkemli görüntüsüyle yerini alan Uçarsu Şelalesi, Kaş'ın doğal güzellikleri arsında yerini almıştır. Yapacağınız yolculuktan asla pişman olmayacağınız esrarengiz dakikalardan sonra gördüğünüz manzara karşısında gözleriniz kamaşacak. Gömbe yaylasına düzenlenen turlarla da yolculuğunuzu gerçekleştirebilirsiniz. Görkemli görüntüsüne şahit olmak için 100 metre aşağı inmeniz gerekecek. Suyun sesi içinizi ferahlatırken bedeniniz ve ruhunuz da bu huzurdan nasibini alacaktır elbette. İlk andan itibaren beğeninizi kazanacak olan bu doğa harikası şelale kesinlikle gitmeniz gereken yerler arasında bulunmalıdır.

Her anında farklı bir haz duyacağınız Uçarsu Şelalesi bütün ziyaretçilerini mutlaka memnun edecektir. Fotoğraf karelerinde ölümsüzleştirip anılarınızı her zaman taze tutabilirsiniz. Ayrıca müthiş bir atmosfere sahip olan Uçarsu Şelalesinin ardından Aperlai Antik Kenti'ne tarihi bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Antalya bütün doğal tarihi güzellikleri bezenmiş siz değerli misafirlerine unutulmaz dakikalar yaşatmak için bekliyor. Antalya'da geçireceğiniz her bir saniye hafızanıza kazınacak ve uzun yıllar boyunca silinmeyecektir.

Uçarsu Şelalesi