Çavdarhisar Otelleri

En iyi Çavdarhisar otelleri hakkında bilgiler...

Çavdarhisar Otelleri

Kütahya ilinin bir ilçesi olan Çavdarhisar, Kütahya'ya 58 km uzaklıktadır. Bu yer, ovalık bir yapıya sahip olup, bazı bölümleri ise ormanlık alanlardan oluşmaktadır. Emet ilçesine bağlı küçük bir kasaba olan Çavdarhisar, çeşitli uğraş ve siyasi baskıların sonucunda ilçe olmuş bir yerdir. Tarihi açıdan birçok zenginliğe ev sahipliği yapan Çavdarhisar da;  Aizanoi Antik Kenti ve bünyesindeki dünyanın ilk örneklerinden Stadyum-Tiyatro kompleksi, dünyanın ilk borsa yapısı vardır. Bu borsa yapısı 1970 Gediz Depreminde caminin yıkılmasıyla ortaya çıkmıştır. Bunun dışında nekropoller, olimpiyat şeref tribün abidesi, 4 köprü ikisi çok kötü şekilde restore edilmiş ve hala kullanılıyor.Bunun dışında Meter Steunne alanı ve tüneli önemli bir eserdir.

Ege ve İç Anadolu'nun karasal ikliminin hüküm sürdüğü bu ilçenin nüfusu 10 bin dolaylarındadır. İlçe merkezi 4 mahalleden oluşmaktadır ve 22 köye sahiptir. Bir de beldesi bulunmaktadır.
Uşak İzmir devlet kara yolu üzerinde bulunan Çavdarhisar, yıl içerisinde birçok yerli ve yabancı  turisti ağırlamaktadır. Son yıllarda açılan büyük otellerle 20 bin ziyaretçiye hizmet vermiştir. Çavdarhisar'ın turistleri en çok çeken yeri Aizanoi Antik Kenti'dir.
Bu antik kent, Aizanitistler in ana yerleşme bölgesidir. Tarihi Milattan Önce 3000 li yıllara kadar  dayanmaktadır. Kültürel yapısıyla sanat çevreleri bakımından 2. Efes olarak nitelendirilmekte ve  kentte dünyanın en iyi korunmuş Zeus Tapınağı bulunmaktadır.

Çavdarhisar'ın bir diğer bilinen eseri ise 5 kemerli köprüdür. Emet çayı üzerinde birçok köprünün olduğu bilinmekle birlikte, günümüze 2 adet köprü sağlam olarak kalabilmiştir, hala da kullanılmaya devam etmektedir.

Çavdarhisar Otelleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

GEZİLECEK YERLER

Aizonai Antik Kenti
Aizonai Antik Kenti

Aizonai, Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde bulunan antik bir kentttir. Aizanoi kültürel yapısı ile sanat çevreleri tarafından ikinci efes ünvanını almıştır. Aızanoı 1824 yılında Avrupalı gezginlerce yeniden keşfedilmiş,1830 ve 1840lı yıllarda ise tekrar incelenmiştir.  1926 yılında M. Schede ve D. Krencker başkanlığında Alman Arkeoloji Enstitüsünce ilk kazılar yapılmış olup,  ara verilen kazı çalışmalarına 1970 yılından bu yana her yıl sistematik olarak devam edilmektedir.