Lefkoşa Otelleri

Kıbrıs'ın en kalabalık kentinde bulunan Lefkoşa otelleri hakkında bilgiler...

Lefkoşa Otelleri

Kıbrıs adasının ortasında yer alan Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin başkentidir. Dünyadaki tek bölünmüş başkenttir. Kuzeyde Türkler güneyde Rumlar bulunmakta ara bölgede ise Birleşmiş Milletler Barış Gücü bulunmaktadır. Kıbrısın en kalabalık kenti aynı zamanda en önemli kültür, sanayi, ticaret ve ulaşım merkezidir. Lefkoşa, Yunancada Lefkosia, İngilizcede ise Nicosia olarak bilinir. Şehrin adı Osmanlı belgelerinde Lefkoşa veya medine-i Lefkoşa olarak geçmektedir. Bunun yanı sıra 1570 yılında Lefkoşanın fethine ilişkin bir mektupta şehrin adı Lefkoşı olarak da geçmektedir. Kâtip Çelebi ise, şehirden Lefkoşa adı ile bahsetmektedir. Camiler, hanlar ve Türk konakları bu dönemden günümüze gelen önemli tarihi yapılardır. 1878den itibaren ada İngiliz idaresine girdiğinde Lefkoşa başkent olmaya devam etmiştir. İlk başlarda Türk dönemi ile fazla bir farklılık görülmese de sonradan kentte bir değişim başlar. Venedik idaresinden beridir surlar içinde süren kent hayatı artık surlar dışına çıkmıştır. Bu dönemde surlar dışına büyük konaklar yapılmıştır. Böylece vali konağının surlar dışına taşınması da şehrin yeniden büyümesine yol açmıştı. Kıbrısta I. Dünya savaşından sonra savaş zenginliği oluştuğundan Surlar içinde de görkemli taş binalar yapılmaya başlanmıştı. 1920ler den sonra özellikle etnik yapıda değişiklikler görülmüş ve Lefkoşa halkına Türk, Rum, Maronit yanında Ermeniler de eklenmiştir. Gerek ayrı mahallelerde gerek Arabahmette olduğu gibi aynı mahallelerde bu insanlar yaşamlarını sürdürmüşlerdir. 16 Ağustos 1960ta Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Temsilciler Meclisine o gece yarısı Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı çekildi ve adadaki Britanya hâkimiyeti sona erdi. Lefkoşa 1960larda yeniden büyüme sürecine girmişti. 20-21 Aralık 1963 gecesi, Kanlı Noel olarak bilinen olaylar başladı. Bu dönemde toplumlararası çatışmalardan ve gerginliklerden dolayı kenti ortasından ikiye bölen yeşil hat en büyük darbe oldu. Yeşil hat kentte sokakları, evleri, kiliseleri, camileri ve insanları ikiye böldü. Pek çok canlı mahallenin canlılığını yitirmesine, Lefkoşadaki surlar içi mahallelerinin eski zengin gösterişli durumlarını kaybetmelerine neden oldu. Yeşil hat öncesinde birlikte yaşayan Türk, Rum ve Ermeniler yeşil hat sonrasında kuzeyde Türkler güney Lefkoşada Rumlar ve Ermeniler şeklinde yaşamaya başladı. Şehrin fiilen bölünmesinin ardından, Kıbrıs Cumhuriyeti yönetimindeki Güney Lefkoşa diklemesine doğru büyümesine devam ederken Kuzey Lefkoşa da dışarıya doğru büyümeye devam etti. Lefkoşa Avrupada bölünmüş tek başkenttir. 2003 yılında Kermiya Sınır Kapısı, 2008 yılında ise Lokmacı Kapısı açıldı. Lefkoşa şehrinin oluşumundaki bütün bu ilişkili ve birbirini takip eden değişiklikler, surlar içinin bugünkü tarihi dokusunu oluşturmuş ve şehri bir tarihi merkez haline getirmiştir.
 

Lefkoşa Otelleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

GEZİLECEK YERLER

Akkavuk Mescidi
Akkavuk Mescidi

Lefkoşa da yer alan Akkavuk Mescidi Toros Sokağında bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı bir yapı şeklinde kesme taşlardan enine bir şekilde yapılmıştır.  1895 tarihinde  mescidin olduğu yerde  çok küçük sayılabilecek bir mescit bulunuyordu. Daha sonra burası 1904 senesinde çok küçük olması nedeniyle tekrar inşaa edilmiştir. Güney duvarı olarak adlandırılan giriş kapısının karşısındaki bölümde bir mihrap bulunmaktadır. Bu mihrabın yan tarafında ise sonradan yapılan bir minber vardır.

Lefkoşa sınırları içerisinde yer alan bu tarihi yapının son cemaat yeri olarak adlandırılan yeri kuzey bölümde yer almaktadır. Ön tarafta iki adet iki yan bölümlerde ise yine birer çift taraflı merkezi olan bir açıklık bulunmaktadır. Kemerlerin ara bölümleri  daha sonraları camlarla kapatılmış olup koro mozaik olarakta döşeme bölümü değiştirilmiştir. Zemini ahşap olarak yapılmış alan Akkavuk mescidinin son cemaat yeri olarak adlandırılan bölümün içerisindeki kemerli kapıdan mescide girilmektedir. 

Kırma şekilde kiremit örtülerle yapılmış olan Akkavuk Mescidinin çatısı kuzey güney istikametinde uzanan iki adet kemerle taşınabilmektedir. Kiremit örtülü kırma çatı, kuzey-güney yönüne uzanan iki kemerle taşınmaktadır. Lefkoşa Toros sokakta bulunan Akkavuk Mescidi gerek tarihi yapısıyla gerekte mimari özellikleriyle bölgeye geldiğiniz zaman kesinlikle gezip görülmesi gereken yerler arasında ziyaretçilerini beklemektedir.


Arab Ahmet Camii

Lefkoşa sınırları içerisinde yer alan A rab Ahmet Camii Türk yapısı camiler içerisinde en dikkat çeken yapılardan biri olarak göze çarpmaktadır.Eski bir latin kilisesinin üzerina yapılmış olan Arab Ahmat Camiinin yapım tarihi 1485 tir.Lüzinyan ve Venedik döneminden izler taşıyan 25 adet resimli ve yazılı mezar taşları Arab Ahmat camiinin döşemesini oluşturan mermer yapılar arasında bulunmaktadır.

Arab Ahmet Kıbrıs ın fethi döneminde Türk ordusunun generallerinden biridir.Camiyede kendi ismi verilmiştir.Türk camii mimarisinin izlerini taşıyan bu tarihi yapıtın kubbesi 6 metre çapında olup kemerli birde sundurması bulunmaktadır.Lefkoşa daki bu tarihi yapının bahçesinde eski türk mezarları bulunmaktadır ve bu mezarlar günümüze dek korunmuşlardır.Selvileriyle olsun bahçesindeki eski mezarlarıyla olsun Lefkoşa şehrinin çok özel bir yeri olarak Arab Ahmet Camii göze çarpmaktadır. 

Lefkoşa da doğmuş olan ve devlet hizmetinde çok uzun yıllar görev yapmış hatta başbakanlığa kadar yükselmiş daha sonra 1913 senesinde gene Lefkoşa vefat etmiş olan Kamil paşanın mezarıda caminin bahçesinde yer almaktadır. Sır Ronald Storrs 1926 1931 seneleri arasında Kıbrıs valiliği yaptığı dönemde Kamil paşanın mezarını yaptırmıştır ve üzerinede İngilizce ve Türkçe yazılı bir kitabe koydurtmuştur.Lefkoşa sınırları içerisinde yer alan bu tarihi yapı tasavvuf turizmi açısından kesinlikle görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır.

Arab Ahmet Camii
Arasta Çarşısı
Arasta Çarşısı

Kıbrıs ın başkenti Lefkoşa da yer alan tarihi Arasta Çarşısı Lokmacı mKapısının açılmasıyla çok daha fazla önem kazanmıştır. Daha önceleri diğer kapılardan gelen misafirlerin alışveriş yapmadan gidemedikleri bir yer olan Arasta Çarşısı şimdilerde hergün artan bir kalabalıkla çok ilgi çekmektedir. İplik pazarı ismiyle anılan bölgeden başlayarak Selimiye Camiine kadar uzanan bu çarşı başkentin çok önemli bir alışveriş merkezi konumundadır. Adada daha önce yaşamış olan bir çok kültüründe izlerini taşıyan Arasta Çarşısı Lefkoşa ya gelen turistleri oldukça heyecanlandırmaktadır. Osmanlı sosyal ve ticaret yaşamından derin izler taşıyan Arasta Çarşısı dünyanın çoğu yerinden farklı ucuz sade ve tarihi izler taıyan bir yapı görünümündedir.

 Zanaatkarların hizmet ürettikleri  yer anlamına gelen Arasta Farsça bir kelimedir. Yüzyıllardır ayakta olan bu çarşı başkentin hatta adanın genelinin ihtiyaçlarını karşılayan bir yer olarak bölgede çok uzun yıllar önem arz etmiştir. Bölgedeki üreticiler kendi ürettikleri kendine has bu  ürünleri Kumarcılar Hanına,Büyük Hana Ve Selimiye Camiinin hemen yanında bulunan Deveciler Hanına taşırlar daha sonrada Arasta daki dükkanlara dağıtılıp satışa sunulması sağlanırdı. Aynı zamanda Lefkoşa dan ayrılan kervanlarda bütün ihtiyaçlarını gene buradan alırlar ve ondan sonra yola koyulurlardı. Lefkoşa da yer alan bu tarihi çarşıdaki dükkanların çoğu vakıflara ait olup bölgeye yolunuz düştüğü zaman Arasta çarşısını kesinlikle gezmenizi ve bu tarihi yapıda dolaşıp alışveriş yapmanızı tavsiye ediyoruz..

Büyük Hamam

Eski bir latin kilisesinin üzerine yapılmış olan Büyük hamam günümüzde de hala çalışır bir vaziyette Lefkoşa il sınırları içerisinde yer almaktadır.Büyük hamamın Lüzinyan yapısı olduğı düşünülmektedir.Taş duvarları ve işlemeli bir şekilde bulunan gotik tarzı yapılar böyle düşünülmesinde etken olmuştur. Bu yapının adıda St. George of the latins kilisesi olarak bilinir.

Büyük hamamın zemini yerden 2-3 metre aşaıda bulunur bu özelliğiylede çok dikkat çekmektedir.Lefoşa daki bu tarihi yapıt orta çağda Lüzinyanlılar döneminde St George kilisesi olarak kullanılmış Osmanlıların bölgeyi kuşatmasıyla beraber ise kilise  hamama çevrilmiştir. Lefkoşa sınırları içerisinde yer alan bu tarihi yapı Kumarcılar hanı ve Evkaf dairesi olarak bilinen yapıların arasında yer almaktadır. St George kilisesinin şu anda sadece giriş kapısı ayakta durmaktadır. Çok eski dönemlerden beri ayakta kalmayı başarabilen bu giriş kapısı daha sonra Osmanlılar tarafından hamama çevrilmiş olan bu tarihi yapıya da aynı zamanda giriş kapısı vazifesi görür. Lefkoşa daki bu tarihi yapıt normal Türk Hamamlarına çok benzerlik göstermekte olup gene klasik olarak soyunma bölümü,sıcaklık bölümleri soğukluk bölümleri gibi kısımlardan oluşmaktadır. Birde camekan bulunmaktadır.

Lefkoşa da yer alan ve Büyük Hamam olarak bilinen bu Türk Hamamı St George kilisesinin harabeleri üzerine inşa edildiği için girişindeki kapı yay şeklindedir. Büyük Hamamım iç mimarisi ise Klasik Osmanlı izlerini taşır. Gerek tarihi gerekse günümüzde halen faal olarak kullanılması sebebiyle bölgeye yolunuz düştüğü zaman mutlaka görmeniz gereken yerler arasındadır.

  -

Büyük Hamam
Büyük Han
Büyük Han

Kıbrıs taki en gelişmiş mimari eserlerden biri olan Büyük Han aynı zamanda Kıbrıs taki en büyük hanlardan biri olarakta göze çarpmaktadır.1572 yılında Kıbrıs ın fethinden bir sene sonra Osmanlılar tarafından yapılmış olan Büyük Hanı  Muzaffer Paşa bölgedeki herkezden vergi topluyarak yaptırmıştır.Kıbrıs ta yer alan Büyük Han önceleri hapishane olarakta kullanılmış daha sonrada fakirler için bir barınma yeri olarak ta hizmet görmüştür.90lı yıllarda genel olarak tamirat altında tutulan Büyük Han ın içerisine daha sonra çok sayıda dükkan ve birde sanat merkezi açılmıştır.Ayrıca şu anda içerisinde hediyelik eşya satan yerleri restoranı bulunan gezilmesi gereken yerler arasında çok önemli bir değere sahiptir.

Kıbrıs Lefkoşe nin güney doğu bölümünde yer alan Büyük Han mimari ve tarihi bakımından bölgede yer alan Türk eserleri içerisinde belkide en başında gelmektedir.Dörtgen bir yapı üzerindeki bu plan iki kat olarak düşünülmüştür.Geniş bir avlu ve etrafında yapılan odalar ile çok güzel bir görüntüye sahip olan Büyük Han ın yerlerden toplanan taşlar ile yapıldığı muhtemeldir.Türk mimari tarzını tamamlıyan önemli unsurlardan olan Büyük Han ın zemin katında bulunan odalar depo ve  dükkan olarakta kullanılmıştır.Lefkoşe nin güney doğusunda yer alan Büyük Han ın üst katındaki sekizgen bacalı odalar ise yatak odası olarak kullanılmıştır.

Derviş Paşa Konağı

Kıbrıs taki ilk Türkçe gazetelerden biri olarak bilinen Zaman gazetesini yayınlayan Derviş Paşa tarafından yaptırılan bu konak  iki katlı bir şekilde 19.yüzyılda yaptırılmıştır. Lefkoşa da yer alan bu konak Lefkoşa surları içerisinde çevre yapısını en iyi biçimde korumasını başarmış ve günümüze kadar bu şekilde gelmiş olan Arab Ahmet Mahallesinde bulunmaktadır.

Lefkoşa sınırları içerisinde yer alan ve günümüze kadar yapı olarak ayakta kalmayı başarabilen bu konağın iki tane giriş kapısı bulunmaktadır. Esas giriş kapısı olarak bilinen giriş kapısının üzerinde hicri 1219,miladi olarakta 1807 tarihleri yazmaktadır. İki katlı olarak inşa edilen konağın altı taşlardan üstü ise kerpiçten yapılmıştır. Sonradan bir baş oda olarak tabir edilen bir bölüm eklendiği bilinmektedir ve bu baş odanın  tavan kısmında miladi 1869 tarihi göze çarpar. Derviş Paşa Konağının çok geniş bir iç avlusu bulunmaktadır Konak yapısı itibariyle L yapısını andırmaktadır. Konağın alt katında bulunan odalar iç bahçeyi çevrelemekte olan revaklı galeri olarak bilinen bölüme açılmaktadır. Avlunun bahçesinde bulunan ahşap bir merdivenle üst kata çıkılmaktadır. Ve burdaki bütün odalar kapalı bir sofaya doğru açılırlar. Üst kata avludaki haznenin üzerine oturan ahşap bir merdivenle çıkılmakta ve odalar kapalı bir sofaya açılmaktadır.

Derviş Paşa Konağında 1978 ve 1988 seneleri arasında restorasyon çalışmaları yapılmış ve bunun sonucunda da konağın kültür merkezi kütüphane ve Eski Müzeler ve Eserler  Dairesi olarak düzenlenip bu şekilde kullanılması uygun görülmüştür. Derviş Paşa Konağının bir bölümünde günlük hayatta kullandığımız eşyalar sergilenmedir. Diğer bölümlerinde ise yatak odası gelin odası baş oda olarak tabir edilen bölüm ve tezgah odası bulunmaktadır. Lefkosa da yer alan ve bir müze ev olarak tamamlanan 21 Mart 1988 senesinde Etnoğrafya Müzesi olarak hizmete açılmış olup tarihi yapısı ve mimarisiyle bölgeye yolunuz düştüğü zaman kesinlikle görmeniz gereken yerler arasında bulunmaktadır.

Derviş Paşa Konağı
Haydar Paşa Camii
Haydar Paşa Camii

Lefkoşa sınırları içerisinde yer alan Haydar Paşa Camii St Sophia dan sonra bölgede en çok dikkat çeken tarihi yerlerden biridir. Eski ismi St. Catherine kilisesidir. Ünlü tarihçi Sir Harry Luke Haydar Paşa Camiini Kıbrıs ın en ince en mükemmel Gotik binası olarak nitelendirmektedir. Daha önceleri St Catherine kilisesi olarak 14.yüzyılda inşaa edilen bu tarihi yapı daha sonra Osmanlıların bölgeyi ele geçirmesiyle birlikte camii olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Lefkoşa da yer alan Haydar Paşa Camiinin yukarı doğru ayakları daralmakta olup bu ayakların arasına Gotik pencereler yerleştirilmiştir. bu pencereler dar ve uzun bir yapıdadır. Geometrik motiflerle bu pencerelerin üst kısımları süslenmiştir. Bu geometrik şekiller alçıdan yapılmıştır. Batı kapısı ,güney kapısı ve kuzey kapısı şeklinde üç tane girişi bulunan bu tarihi yapının güney kapısında Gotik mimarisinin izlerini taşıyan ince taş işçiliği göze çarpmaktadır. Aynı zamanda kapının üzerinde de Lüzinyan armalarının kabartmaları bulunmaktadır. Gene aynı mimariye sahip olan Batı Kapısı güney kapısına göre daha büyüktür. Bu kapının sövesi ise ejderha ve gül motifleriyle kaplıdır. En sade giriş kapısı olarak bilinen Kuzey Kapısının üzerinde  balık tutan çıplak bir kadın figürü yer alır. Birde  gene güney kapısında olduğu gibi ejderha türü kabartmalar bulunmaktadır. Lefkoşa sınırları içerisinde yer alan bu tarihi yapının içerisinde bir adet koro yeri küçük bir vaftiz havuzu ve törenlere ait eşyaların muhafaza edildiği bir oda bulunmaktadır. Gerek tarihi ,gerekse mimari yapısıyla Haydar Paşa Camii Lefkoşa da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır.


Lefkoşa Surları

Venedikliler Lefkoşa yı savunabilmek amacıyla Türklerin Kıbrıs ı almak üzere harekete geçtiği dönmelerde kenti çevreleyen Lefkoşa surlarının yerine 1567 tarihinde yeni surlar yapmaya başlamışlardır. Venedikli çok tanımış bir mühendis olarak bilinen Guilio Savorgnano nun planını çizdiği bu surlar daire şeklindedir ve üç mil çevresi bulunmaktadır. Bu surların üzerinde toplam 3 adet kapı ve her bir tanesi birer kale görünümünde olan 11 adette burç bulunmaktadır. bu surların dış tarafı çok kalın taşlarla örülmüştür toprak duvarlardan oluşur.

Lefkoşa sınırları içerisinde yer alan bu surlarda kapıların isimleri .kuzey bölümünde   Porta Del Proveditore  olarak geçen Girne Kapısı,doğu bölümünde Porta Guiliana olarak geçen  Magosa kapısı, batı bölümünde ise Porta Domenico olarak adlandırılan  Baf Kapısı dır. Bu surların 3 millik çevresi bulunmaktadır ve bu üç millik çevrenin dışarısında bulunan sarayları ,evleri, manastırları vede kiliseleri yıkarak bunların taşlarını bu surların yapımında kullanmışlardr. Venedik tarafından yapılan bu surların yapımı esnasında frenk soylularının ve hizmeti geçen diğer kişilerin isimleride Babaro,Loredano ve Rochas gibi burçlarda kullanılmıştır. Venedikliler Lefkoşa kentini korumak amacıyla yaptığı bu surları bitiremeden Osmanlılar tarafından ağır bir yenilgiye uğratılmışlardır. Lefkoşa da yer alan bu surlar bölgeye yolunuz düştüğü taktirde mutlaka gezilmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır.

Lefkoşa Surları
Selimiye Cami
Selimiye Cami

 Kıbrıs ın Lefkoşe şehrinde yer alan bu gösterişli yapıt 16.yüzyılda Lüzinyalılar tarafından gotik nizamında yapılmış olup Osmanlı devrinde ise camiiye çevrilmiştir.1373 yıllarında Ceneviz saldırılarından çok etkilen bu yapıt daha sonraları ise 1491 ve 1547 senelerinde meydana gelen depremlerde büyük hasar görmüştür.9 eylül 1570 senesinde Osmanlıların Lefkoşe yi fethettikleri sırada kullanılamıyacak kadar hasarlı durumda olan bu yapı cami olarak kullanılmak üzere tamir edilmiştir.Lala Mustafa Paşa nın 1570 senesinde Lefkoşe yi işgalinden sonra ilk cuma namazı burada kılınmıştır.Sadece lefkoşe nin değil tüm adanın en büyük camiisi olarak Osmanlı dönemi boyunca hizmet vermiş dönemin Osmanlı valilerinin ve üst düzeydeki yöneticilerinin cuma namazlarını kıldığı çok önemli bir ibadethane konumundadır.

Lefkoşe de yer alan bu yapıt Ayasofya camii olarak ta Osmanlı dönemi boyunca isimlendirme olmuştur fakat daha sonra 2.Sultan Selim döneminde fethedildiği için camiye Selimiye Camii ismi verilmiştir.Küçük ve büyük olmaz üzere iki mihrabı bulunan camide bu mihrapların yapımında orta çağa ait mermerlerin kullanıldığı bilinmektedir.Mihrabın hemen batı kısmında itinayla yapılmış bir vaaz kürsüsü ön tarafında da ahşaptan yapılmış müezzin mahfili bulunmaktadır.Camii avlusun hemen batı kısmı dış tarafında 1894 senesinde yapıldığı bilinen bir de tarihi çeşme bulunmaktadır. Kıbrıs Lefkoşe de yer alan Selimiye Camii nin önemli özelliklerinden bir taneside içerisinde  Lüzinyanlar döneminden kalan mezarların bulunmasıdır.. Mimari yapısı ve tarihi önemiyle Selimiye Camii Lefkoşe de görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır.

Barbarlık Müzesi

Kıbrıs ın Başkent Lefkoşa nın Kumsal Mahallesinde bulunan Barbarlık Müzesi İkinci İrfan Bey olarak adlandırılan  sokakta bulunmaktadır. Sokağın tam köşesinde yer alan tek katlı,önünde bahçesi olan bir yapıdır. Lefkoşa Belediyesi daha sonraları binanın yer aldığı bu sokağın ismini değiştirmiş ve yeni ismi Mürüvet İlhan olarak adlandırılmıştır. 1 Ocak 1966 senesinde açılmış olan Barbarlık Müzesi 1975 tarihinde bir onarım görmüştür. açılmış. Sonraki yıllarda ise 1980 senesinde Bakanlar Kurulunun almış olduğu bir karar doğrultusunda kamulatırılmıştır. Lefkoşa da yer alan Barbarlık Müzesinin duvarlarında yer alan siyah beyaz fotoğraflar 21 aralık 1963 senesinde rumların katliamları anlatmakta ve bu katliamlar sonucunda genç, yaşlı çok sayıda şehit edilen Kıbrıslı soydaşlarımızın çektiklerini,evlerinin, işyerlerinin ,köylerinin yakılıp yıkılmalarını bugünümüze aktarmaktaktadır. 

Hristiyanların inancına göre Noel Hz İsa nın doğumunun kutlanması anlamına gelmektedir. 21 aralık 1963 seneside kayıtlarda bu nedenle Kanlı Noel olarak geçmiştir. Hristiyanlık dininin kan dökmeyi ,öldürmeyi emretmediği halde rumların papaz liderleri Makarios un öncülüğünde Hz İsa nın bile doğum gününde bile böyle bir olay yapmalarını anlatan bir müze konumundadır. Lefkoşa sınırları içerisinde yer alan Barbarlık Müzesine  kapıdan girildiği zaman sağ tarafta kırmızı boya ile tavandan alt kısma doğru akan kan motifleri  Aralık 1963 yazısının üzerine gelmektedir. Diğer bir odada rum katliamı ile ilgli  dış basında yer alan haber küpürleri sergilenmektedir. Diğer odada şehit edilen Türkler bir diğerinde Mürüvet ilhan ve çocuklarına ait eşyalar serilenmekte son odada ise toplu katliamlarla ilgili siyah beyaz fotoğraflar bulunmaktadır. 

Barbarlık Müzesi