Zeytinburnu Otelleri

İstanbul'un dışarıya açılan en büyük penceresi Zeytinburnu otelleri...

Zeytinburnu Otelleri

1 eylül 1957 de ilçe olup İstanbula bağlı bir ilçedir. Trakya yarımadasını güneydoğusunda Çatalca bölgesinin Marmara Denizine bakan yamaçlardan denizlere birleşen bir bölgedir. Istanbulun dışarı açılan en büyük penceresidir. Doğusunda fatih kuzeyinde Bayrampaşa batı kısmında Güngören, Bakırköy kuzeybatısındada Esenler güneyinde ise Marmara Deniziyle çevrelenmiştir.

Zeytinburnu Otelleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

GEZİLECEK YERLER

Balık Ayazması
Balık Ayazması

Ayazmanın kelime anlamı eski yıllarda hristiyan aleminde şifa verdiği anlamına gelen şifalı su olarak bilinmektedir. Bu ayazma Zeytinburnu ilçesinde Balıklı Rum klisesi içerisinde yer almaktadır.  

Balıklı Rum Klisesi ile aynı anda inşa edilen ve 5. Yüzyıla ait olan Balıklı Ayazması, dönem dönem birçok onarımdan geçmiştir. ilk yenileyen imparator ise; I. Justinianos ayazmayı yenilemiş ve hatta Ayasofya  nın yapımından arta kalan malzeme ile onarttığı ve üstelik yanına yine bu malzemelerden bir şapel yaptığı söylenmektedir.

Merkez Efendi Cami

Mesir Macununu bulan kişi olarak da bilinen Merkez Efendi Mesir Macunu sayesinde Kanuni Sultan Süleyman  ın annesi Ayşe Hafsa Sultanı iyileştiren Merkez Efendi döneminde pek bir pir makamı olmamasına rağmen hem yaşadığı yıllar boyunca hemde öldükten sonra Saygıyla anılıp sevilen birisi olmuştur. 
Zeytinburnunda bulunana Merkez Efendi Camii Kanuni Sultan Süleymanın kız kardeşi olan Şah Sultan tarafından içerisinde Merkez Efendi türbesinin yanına yaptırılan cami daha sonraki yıllarda Orjinaline sadık kalınarak 2. Mahmut tarafından yenilenmiştir.

Merkez Efendi Cami
Merkez Efendi Hamamı
Merkez Efendi Hamamı

Merkez Efendi türbesinin yanında Zeytinburnu ilçesinde yer alan merkez efendi hamamının içerisinde bulunan suların şifali olduğu bilinmektedir.  Hatta bu şifalı suyu Merkez Efendinın bulduğu ve zaman zaman kendininde kullandığı bilinmektedir. Çifte hamam özelliği taşıyan yapının kadınlar bölümü günümüze kadar gelememiştir. Merkez Efendi Camii ve Külliyesi  nin bir parçası olan hamamın mimarisi ise Mimar Sinan  a aittir.

Panorama 1453 Tarihi Müzesi

Topkapı  da bulunan müze, 31 Ocak 2009 yılında açılmış ve 5 milyon dolarlık bir maliyet harcandığı söylenmektedir. Fatih Sultan Mehmet  in İstanbulu Fethettiği dönemi anlatılan bu müzede. Panorama 1453 Tarih Müzesi  nde gezerken Mehter Takımının ve Osmanlı atlarının kişneme sesiyle 10.000 figür çizimin şahit olmak; size istanbulu bir kez daha fethettirecek. 

Panorama 1453 Tarihi Müzesi
Takkeci İbrahim Ağa Camii
Takkeci İbrahim Ağa Camii

1500  lü yılların başında Topkapı  da yaşayan ve geçimini namaz takkesi örerek sağlayan Takkeci İbrahim Ağa  nın bu camiyi nasıl yaptırdığı hakkında bir hikaye yer almaktadır hikaye ise şu şekildedir;  Küçük bir kulübesi olan İbrahim Ağa  nın tek bir hayali varmış. Bir cami yaptırmak.  Tüm arkadaşlarının bildiği bu isteğiyle dalga geçilirmiş. Çünkü fakirmiş Takkeci İbrahim Ağa. Ama denilenlere aldırmak sürekli dua edermiş. 
Bir gün İbrahim Ağa rüyasında bir zat görmüş. Zat İbrahim Efendiye:   Bağdat  a git! Rızkın iki üzüm arasında.  demiş. Sabah uyanmış ve hayırdır inşallah diyerek güne başlamış. Ertesi günü bu rüyayı gözü açık bir şekilde görmüş. Zat yine aynı şeyleri tekrarlamış. Ve üçüncü gün yine aynı rüya.  İbrahim Ağa bu rüyada bir hikmet var diyerek Bağdat  a giden kervanlardan birine katılmış. Bağdat  a varınca bir hana girip karnını doyururken buradaki hancı ona iki salkım üzüm uzatmış. İbrahim Ağa üzümü yiyip kalktığı sırada hancı kim olduğunu ve nereden geldiğini sormuş. Takkeci İbrahim de İstanbul Topkapı  dan geliyorum. Rüyamda;   Rızkın Bağdat  ta iki salkım üzümdedir dedi bir zat bana.  diyerek durumu anlatır. 
Bunun üzerine hancı şaşırmış bir vaziyette; Benimde rüyamda gördüğüm bir zaat İstanbul  da Takkeci İbrahim Efendi diye birinin kulübesinin ocağının altında iki küp altın olduğunu söyledi. Ben iki küp altın için gitmezken sen iki salkım üzüm için bunca yolu mu teptin.   der. Bunun üzerine Takkeci İbrahim Ağa mesajı alır ve evine döner. Ocağının altındaki iki küp altını çıkarıp camiyi yaptırır. 

Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, Türkiye  nin tek tıbbi bitkiler bahçesi projesi olma özelliği taşımaktadır. Bu proje Zeytinburnu Belediyesi ve Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneğinin birlikte yürüttüğü bir çalışmaladır. 
Bu çalışmanın amacı ise; bitki çeşitliliğini korunması ve gelişmesi, eğitim programları için çalışma alanı sağlamak, tıbbi bilgileri araştırmak ve tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımlarını sağlamaktır. Bahçenin içerisinde seralar, laboratuvar, kurutma odası ve arka bahçe bulunmaktadır.Tıbbi Bitkiler Bahçesi, her gün hava kararana dek açıktır ve ücretsizdir.

Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi
Aya Paraskevi Kilisesi
Aya Paraskevi Kilisesi

Hasköy  de Baçtar ve Çançan sokaklarının arasında Azize Paraskevi  ye adanmış Rum Ortodoks kilisesidir. Romalı zengin bir ailenin üç kızından en büyüğü olan Paraskevi, ailesinin ölümünden sonra hıristiyan olmuş ve bütün mallarını fakirlere dağıtarak Roma çevresinde hıristiyanlığı yaymağa çalışmıştır. Hıristiyanların takip edildiği bu yıllarda İmparator Antoninus Pius 138  161 emriyle tutuklanmış ve başı kesilerek 26 Temmuz  da öldürülmüştür. Hıristiyanlığın kabulünden sonra ilk azizelerden kabul edilmiş ve bakire olduğu için "Parthenomartis" unvanını verilmiştir. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlara ve göz hastalığına uğrayanları iyi ettiğine inanılır ve öldürüldüğü gün olan 26 Temmuz yortu günü olarak kabul edilmiştir. Yüksek duvarların çevrelediği bir avlu içerisinde yer alan kilise,ilk yapılışı Eflak voyvodası Konstantin Brankovanos 1654  1714 tarafından 1692  de inşa edildiği kitabesinde yazılıdır. Daha evvelce kilisenin bulunduğu yerde aynı adı taşıyan bir ayazmanın bulunduğu 1583 ve 1604 listelerinde yazılı olduğu gibi 1652  de İstanbul  a gelen Antakya Patriği  nin katibi Paulus da raporunda bu ayazmadan bahsetmektedir. Bu kilise harap olduğundan Patrik Konstantinos zamanında 1830  1834 zamanında yeni baştan inşa edilmiş olup günümüze gelen kilise bu tarihe aittir. Üç nefli bazilika planında olan yapı kaba yonu taşı ve tuğladan inşa edilmiş olup yarı sıvalıdır. Nefleri kare şeklinde ahşap taşıyıcılar ayırmaktadır. Naosa giriş yuvarlak tuğla kemerlidir. Apsis içten yarım yavarlak kubbe olup genel örtü sistemi dışarıdan kırma çatıdır. Apsis ve iki yandaki hücreleri kapsayan ahşap ikonastasis sütuncuklarla bölümlere ayrılmış olup içerisinde büyük çerçevelerin çevrelediği Meryem ve çocuk İsa, İsa, aziz ve azizelerin portreleri yağlıboya ile resmedilmiştir. Daha küçük çerçevelerin içinde ise İhncil  den sahneler vardır. Narteksin üzerindeki galeri L şeklinde olup naosdan çıkılır. Avluda sonradan yapılmış mermerden ikizli açıklıkları olan baldaken tarzındaki üzeri kubbeli kare şeklindeki yüksek çan kulesi kilise ile mimari bakımdan bir bütünlük teşkil etmez. Avluda ayrıca kilise görevlilerine ait binalar da bulunmaktadır.